İçereği Atla

Başkası İçin Var Olmak: Kendiliğin Sessiz Ölümü

Puslu aynalarda kendini aramak
7 Ocak 2026 yazan
Fulya Özfidancı

Ancak birbirimizden köklenir ve birlikte temelleniriz. İnsan, kendiliğine dair bütünlüklü bir algı oluşturabilmek için ötekinin bakışına ve bakımına muhtaçtır. Önemli ötekinin göz bebeğinde kendine dair gördüğü yansıma, kendiliğinin en temel parçalarını oluşturur. Bu bakış aynı zamanda bakanın kendiliğine dair aktarımlarından gelen yansıtmaları da içerir. Dolayısıyla göz bebeğinden yansıyan, ayna gibi pürüzsüz bir netlik değil yer yer puslu, kırık ve renkli bir görüntüyü meydana getirir. Yansımada görülen bu görüntüyü olduğu gibi kabul edip içselleştirmek, muhtemel bir felaket demektir. Ötekinden alınan kırık ve puslu parçaları dışarıda bırakabilecek kadar güçlü bir kalkan yoksa ötekinin yansıttığı tüm olumsuz parçalar, süzgeçten geçmeden içe alınır. Savunma duvarının olmadığı durumdaki içe alma, kişinin bireyselliğini hiçe sayıp kişinin kendiliğini ötekinin yansıtmalarından ibaret hale getirir, bu durum bir nevi ölümdür. Kişinin ruhsallığında kendine ait olan ve hayatta kalıp yeşerebilmiş parçalar olmadan gerçek bir canlılık ve arzudan söz edilemez. Söz konusu arzu, artık ötekinin aktarımlarına ve ihtiyaçlarına hizmet etmek üzere yön değiştirmiştir. Yalnızca öteki için var olma durumu, gerçeklikte hiç var olamamak demektir.

Yazan: Klinik Psikolog Fulya Özfidancı